Bakan Nebati, piyasa müdahalesine yönelik: Türkiye her türlü enstrümanı kullanır

Paylaş

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, dolara Merkez Bankası ve Hazine üzerinden müdahale iddialarına değinirken, ”Türkiye ihtiyacı olan her türlü enstrümanı kullanır” dedi.

Gündeme dair değerlendirmede bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, “Yükselirken feryat edenler düşerken de feryat etmeye başladılar. Niçin bu kadar hızlı düşüyor… Ben yükseltmedim, ben de düşürmedim. Piyasa kendi kendine düşüyor. Bazen şunu söylemeye başladılar; ‘Efendim Merkez Bankası ya da Hazine üzerinden niye müdahalede bulundunuz?’ Ya Türkiye olayları oturup kendi başına izleyecek, elindeki bütün enstrümanları pozitif yönde kullanmayacak kadar beceriksiz bir ülke mi? İhtiyacı olan her türlü enstrümanı kullanır”şeklinde konuştu

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlara dikkati çeken Nebati, “Biz, bize öğretilmiş şeyleri yapmaktan vazgeçme zamanının geldiğine inanıyoruz.” diye konuştu. Nebati, Türkiye Ekonomi Modeli’nin yüksek ihracata dayalı, cari açığı azaltıcı ve refah seviyesinin toplumun tamamına yansıtıldığı bir model olduğu bilgisini vererek “Bu model içinde bir yüksek teknoloji üssü olmak istiyoruz. Büyük endüstri bölgeleriyle sadece Türkiye’nin değil, yakın çevresinin ihtiyaçlarını karşılayan bir üs olmak istiyoruz. Orta gelir tuzağını aşmamızın tek yolunun da bu olduğunu biliyoruz.” ifadesini kullandı.

“Sıcak parayla üzerimizde bir oyun oynanmasının yolunu kapatıyoruz”

Bakan Nebati, sıcak paranın özellikle gelişmekte olan ülkelerin temel problemlerinden biri olduğuna işaret ederek bunun ne zaman geldiğinin ve gittiğinin belli olmadığını, giderken yapacağı tahribatların öngörülemediğini söyledi.: “Bu, sıcak paraya karşı doğrudan yatırımı çekecek özel bir model. Sıcak paradan ziyade doğrudan yatırım için gelinmesini istiyoruz. Bunun için de teşviklerde bulunuyoruz. 2021 yılının geçen ayına kadar Türkiye’nin aldığı doğrudan yatırım 12,7 milyar dolar. Dünyanın en sıkıntılı olduğu bir dönemde Türkiye doğrudan yatırımı artarak almaya devam ediyor. Türkiye’nin geçen yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında aldığı tedbirler. Bu başarılarıyla kanıtlanmış oldu. Sıcak para, Türkiye’de artık kendisinin isteyebileceği şekilde yön bulabileceği bir alanı da kaybetti. Özellikle 2018, 10 Ağustos ve ardından atılan twitler ve 2019’daki iki çok önemli saldırı, tüm bu saldırılarda kullanılan temel araç sıcak paraydı. Bununla dilediğiniz şekilde manipüle edebiliyorsunuz ve ülke iktidarlarını da tehdit edebilecek boyutlara gelinebiliyor. Sizi bir kıskaca alıyor. Dolayısıyla biz sıcak parayla bizim üzerimizden bir oyun oynanmasının, üzerimizde egemenliğini farklı bir şekilde kullanabileceğinin yolunu kapatıyoruz.”

“Yüksek faiz söylemi aslında bir öğretilmiş yanlıştır”

Nebati, son 3 ayda bir türbülansın yaşandığını belirterek “3 günde Türkiye’nin bütün ortamını biz dışarıdaki sıcak paranın gelişiyle ya da yüksek faizle gerçekleştirmedik. Bir gecede sayın Cumhurbaşkanı’mızın adeta bir manifestoyla ortaya koymuş olduğu çözüm önerileri ve tedbirler paketiyle, kendi imkanlarımızla bu hale getirdik. Düne kadar ‘Yüksek faiz bu işin kesin çözümüdür.’ diyenlere de adeta tokat gibi bir cevap oldu. Yüksek faiz söylemi aslında bir öğretilmiş yanlıştır.” dedi.

‘”Proje kredileri” adıyla yeni bir enstrümanın devreye alınacak”

Düşük cari açık ve yüksek büyümeyle yeterli ve risksiz bir yapıyı gerçekleştirmiş olacaklarını belirten Nebati, bunu 19 yıldır inşa ettikleri altyapıyla halledeceklerini söyledi. Nebati, yüksek teknoloji ürünleri olmak kaydıyla sanayiye destek vereceklerini, geleneksel sanayiye sırt çevirmeyeceklerini ve proje bankacılığına gireceklerini bildirdi.

“Proje kredileri” adıyla yeni bir enstrümanın devreye alınacağı bilgisini veren Nebati, bu kredilerin hem tüm bankacılık sistemi hem de kamu yönetimi açısından takip edileceği, sonlandırılacağı bir noktaya geldiğini anlattı.

“Yaza kalmadan bir defa çok hızlı bir değişimi göreceksiniz”

“Modelin olumlu sonuçlarının ne zaman görüleceğine” yönelik soruya Nebati, “Yaza kalmadan bir defa çok hızlı bir değişimi göreceksiniz. Her şey olumluya döndü. Faizler, petrol fiyatı, döviz düştüğünde mutlu oluyoruz. Bir kere bunu gerçekleştirdik. Güven geldi mi, geldi. İtibarımız yeterli mi, yeterli. Önümüzdeki sürece bakış açısı belli mi, belli. Türkiye bu işlerde tecrübeli, enflasyonla ilgili tecrübesi var, kriz yönetimiyle ilgili tecrübesi var. Bunu nasıl uygulayacağıyla ilgili de tecrübesi var. Dolayısıyla bu yazdan itibaren hızlı şekilde dönüşümü göreceğiz.” yanıtını verdi.

“Dövizde köpük gidiyor”

“Türkiye’de döviz fiyatlarının pazartesi akşamına kadarki bölümü tamamen bir köpüktü, spekülasyon, manipülasyon vardı ve en önemlisi yerleşiklerin psikolojisini bozacak karamsarlığın çok hızlı şekilde topluma sirayet etmesiydi. Şimdi köpük gidiyor, optimal noktaya kendisi ulaşacaktır. Bizim işimiz gücümüz sürekli ekranda döviz fiyatlarının artış, yükselişine bağlı. Halbuki şu anda bireyleri doğrudan ilgilendiren bir durum yok. Bireylerin dolar, euro, sterlin borcu olması mümkün değil.

O kuşkulu dönemi pazartesi akşamından itibaren bitirdik ve o gece sabaha kadar internet sitelerinin özellikle dövizle ilgili internet sitelerinin bir kısmının çöktüğünü gördük. O kadar büyük bir akın oldu düşünebiliyor musunuz? Bir gece içerisinde 1 milyar dolara yakın satış gerçekleşti.

Dolayısıyla da o akşamdan itibaren aslında modelimizin kabul edildiği, bu modelin başarıya ulaşacağı, aynı zamanda da optimal noktanın piyasadaki arz ve talebe göre oluşabileceği ve köpüğün gitmeye başladığı ortaya çıktı. Çünkü daha köpük gitmedi, gitmeye başladı. Dolayısıyla da özel bankalarda, kamu bankalarında rekorlar kırıldı. Özel bankalar dünden beri ya şu açıklamayı yapın da bir an önce işlemlere başlayalım diye bize baskı yaptılar.”

“Enflasyonun yüksek kalmasından veya iniş trendine girmemesinden kaynaklanan bir şey olursa bunu piyasadan biliriz”

Ancak dolar yükseliş trendindeyken fiyatların “jet hızıyla” yukarı gittiğini ve bu değişiminin haksız olduğunu vurgulayan Nebati şöyle devam etti: “Toplam maliyette yüzde 20-30 veya yüzde 40’lık bir artış var. Sen işçiye Türk lirasıyla ücretini ödüyorsun, kiranı Türk lirasıyla ödüyorsun, borcun Türk lirası… ‘Döviz fiyatları, emtia fiyatları yükseldi ben de aynısını aktarayım…’ Döviz fiyatları düşerken yukarı elastik, aşağı inelastik davranırsan karşında bizi görürsün. Yamaç paraşütünü bilir misiniz? Yamaç paraşütünde dolanırsınız rüzgara göre ve çok uzun bir süre sonra karaya varırsınız. Piyasa bunu yapıyor. Yamaç paraşütünden düşersiniz. Düşmenizin sebebi olarak da bizi göstermeyin. Türkiye’de enflasyon bir sıkıntı. Enflasyonun yüksek kalmasından veya iniş trendine girmemesinden kaynaklanan bir şey olursa bunu piyasadan biliriz.”

Nebati, petrol ve emtia fiyatlarındaki iyileşmelere, üretimdeki aksaklıkların giderildiğine ve döviz fiyatlarının düştüğüne dikkati çekerek “Sen döviz fiyatı arttığı anda gidip etiketini değiştirdin. Döviz fiyatı düşerken etiketini neden değiştirmiyorsun? ‘Efendim ben pahalıya aldım.’ diyorlar. İyi de ucuza alıp pahalıya sattığındaki kâr farkı nerede? Kimse kimseyi kandırmasın.” diye konuştu.

Bireysel yatırımcılara uyarı

Döviz yükselirken feryat edenlerin düşerken de feryat etmeye başladığını dile getiren Nebati, şunları kaydetti: “Ben yükseltmedim ben de düşürmedim, piyasa kendi kendine oynuyor. “Efendim Merkez Bankası ya da Hazine üzerinde niye müdahalede bulundunuz?” Türkiye olayları oturup izleyecek, elindeki bütün enstrümanları pozitif yönde kullanmayacak kadar beceriksiz bir ülke mi? Türkiye ihtiyacı olan her türlü enstrümanı kullanır. Şu anda ekonomi yönetimi başta olmak üzere tam bir yeknesaklık var. Mali politikalar ve para politikalarının uyum içerisinde gerçekleştirildiği, bu uyumun da Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından takip edildiği, uyumsuzluğun herhangi bir alanda çıkması karşısında da gerekli adımların çok hızlı şekilde atıldığı dönemdeyiz. Türkiye’nin aslında potansiyel olarak en güçlü olduğu döneme girdik. Konjonktüre göre hareket ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir