Suriyeli Youssf 3D tasarımda gösterdiği başarılarla örnek oldu

Paylaş

Suriye iç savaşından çıkarak ailesiyle birlikte mülteci olarak Türkiye’ye sığınan Youssf Abdulazız, yaklaşık olarak 3 yıldır Türkiye’de yaşıyor. Teknolojiye olan ilgisi sayesinde Türkiye’de katıldığı kurslarda 3D tasarım öğrenen Youssf, okuduğu okula 3D laboratuvarı kurulmasını sağladı ve öğrencilere 3D eğitimi vererek teknolojiye olan ilgiyi artırdı. Pandemi döneminde kamu kurumları ve hastanelere maske üretmek için çalışan ve otizmli çocuklar için oyun tasarlayan Youssf, ”İnsanlara yararlı işler yapmak için çalışıyorum, bu beni mutlu ediyor” diyor…

Mart 2011’de gösterilerle başlayan Suriye olayları Nisan ayında şiddetlenerek bütün ülkeye yayılmış bir süre sonra iç savaşa dönüşmüştü. Bir çok dramın ortaya çıkmasına neden savaş milyonlarca Suriyeli aileyi yurtlarından ederek çevre ülkelere sığınmak zorunda bıraktı. Youssf Abdulazız’in aileside bu olaylara bir süre direnmesine rağmen 2017 yılında Türkiye’ye göç etmek zorunda kalmış. Başarılı ve meraklı bir öğrenci olan Youssf lise öğreminine Türkiye’de devam etme şansını bulmuş. Gittiği ücretsiz kurslardan 3D tasarım programını öğrenen ve okuduğu okula da 3D laboratuvarı açılmasını sağlayan Yousef çalışkanlığı ve azmiyle kısa sürede çevresinin takdirini kazanmayı başardı.

Suriye’den gelişiniz ne zaman ve nasıl oldu?

-Suriye’de Şam kırsalında yaşıyorduk. Gösteriler başladığında ailem önceleri kalmaya karar verdi. Sonra savaş başladıktan bir süre sonra kısıtlamalar başladı. En temel ihtiyaçlarımızı bile bulamamaya başladık. Dünya ile bağlantımız kesildi. Çıkışları yasakladılar. Bu şartlara daha fazla dayanamadık. Bir yolunu bulup Suriye’den ayrıldık ve Türkiye’ye sığındık. 2017 başlarında yılında ilk olarak Hatay’a geldik.

Eğitim hayatına nasıl devam ettin?

-Hatay’da önce Arapça eğitim veren bir okula yazıldım. Orada Arapça konuşulduğu için pek zorlanmadım ama ben Türkçe’de öğrenmek istiyordum. Bunun için ücretsiz eğitim veren kurslara yazıldım. Ücretiz kurslarda 3D tasarım kursu ilgimi çekti. Ben zaten önceden de tasarımlara ilgiliydim. Kendi kendime Suriye’de olduğum zamanlarda oluşan sorunlara her zaman çözüm bulurdum ufak tefek icatlar yapardım. Ama bir şeyler yapmam için bazı eşyaları kırmam parçalamam gerekiyordu. Bunları yaptığımda çevremdekilerden olumlu tepki almıyordum

3D tasarım ile tanışman nasıl oldu?

-3D tasarımla Hatay’da katıldığım ücretsiz bir kursta tanıştım. 3D tasarımla çok ilgilendim çünkü hayalinimdeki bir şeyi hemen yapabiliyordum. Tam aradığım şeydi artık bir şeyleri kırmam parçalamam gerekmiyordu. Hayalimi bilgisayarda tasarıma dönüştürebiliyodum. 3D yazıcılar sayesin de de tasarımı gerçeğini yapabiliyordum. Bu benim için çok mutluluk vericiydi.

-Benim evde bilgisayarım yoktu. Onun için öğrendiklerimi evde uygulama şansım yoktu. Çalışmalarımı sadece kursta yapabiliyordum. Bir taraftan da eğitim videolarını izliyordum. Sabahları kursun önünde açılmasını bekliyordum. Kurstaki bilgisayarlarda öğrendiklerimi sürekli pratik yapıyordum. Öyle ki Arkadaşlarım benim için,” Youssf laptopun başına oturdu mu kimseyi duymuyor” derlerdi. İki yıl boyunca bu şekilde pratik yaparak iyice öğrenmeye çalıştım.

İstanbul’a ne zaman geldiniz?

-Biz iki yıl sonra İstanbul’a geldik. İstanbul’da lise eğitimime devam edecektim. Toki Aliya İzzet Begoviç AİHL’ine kabul edildim, çok mutluydum, yeni bir okul imkanları daha iyi diye düşündüm. Ama okulumuzda 3D ile ilgili bir pogram olmadığını öğrendiğimde üzülmüştüm. Okulumuz da labaratuvarımız vardı, ama 3D üzerine bir şey yoktu. Ben ise 3D üzerine bir şeyler yapmak istiyordum. Üstelik Hatay’da ki o kurs İstanbul’da yoktu. Zaten kurs süreside 2 yıldı ve daha fazla kalamıyorsunuz. Evde de bunu yapmaya imkanım yoktu.

Okuluna 3D laboratuvarı kurma fikri nasıl gelişti?

-3D tasarım tutkusu oluşmuştu bende ”Acaba okulda bir şeyler yapabilir miyim?” diye düşündüm. ilk yıl sadece 2 öğrenciyi ikna edebildim. Okulda çoğu öğrenci 3D tasarımın ne olduğunu bilmiyordu. Sadece iki kişi 3D tasarımın ne olduğunu ile ilgili bilgileri vardı. İlk sene onlarla birlikte çalıştık. Bende bildiklerimi onlara öğrettim. Yıl sonunda  hepsi birer tasarım yaptılar. Bu arada Hatay’da ki o kursun burada açıldığını duydum. Öğrencilerin yaptığı tasarımları oraya götürüp 3D yazıcıda bastırdım. Yaptığımız heykel tasarımları okul müdürümüz Fatih bey’e gösterdim çok beğendi ve ona hediye ettik. Bu tasarımlarımız onun odasında hala duruyordur sanırım. Böylece 3D laboratuvarımız artık kalıcı hale gelmiş oldu.

Hocalarının sana davranışı nasıl oldu?

-Biz birşeyler başardıkça hocalarımızın ve öğrencilerinde ilgisi artmaya başladı. Bir keresinde okulda koltuğumuzun bir parçası eksikti firma bilgileri de yoktu hocam bu parçayı tasarlamamzı istemişti. Bir kaç gün içinde ayarları alıp parçanın perspektif çizimi gerçekleştirdik. Tasarımı alıp bastırdım. Eski parçadan hatta daha güçlü oldu diyebilirim. Çok beğendiler ve memnun kaldılar. Yaz tatili boyunca çalıştım. Bir taraftanda Başakşehir Living lab’a gidip geldim. Living Lab Başkanı ve Başakşehir Belediyesi’ndeki büyüklerimle çok iyi arkadaş olduk.

Teknoloji kulübü başkanı nasıl seçildin?

-Okulun ikinci senesi Fizik Öğretmenimiz Zeynel hocam benim teknoloji kulübü başkanı olmamı önerdi. Beklemiyordum, böyle bir şey düşünmüyordum. Yine de denemek istedim belki daha çok öğrenci gelebilir diye düşündüm. İkinci sene 95 kişi teknoloji kulübüne başvuru yapmıştı. Ama onların arasından da eleme yapmalıydık. Bir sınav yapmaya karar verdim ama sınav kağıdına değildi. Spagetti ve marshmallow ile kule yapmalarını istedik. Amaç ciddi olanları şeçmek ve takım çalışmasında diğer arkadaşlarına nasıl davranıyor görmek idi. Böylece eledik 60 öğrenci kaldı. Onların içinden de 20 kişi seçtik. Başka kurslardan tanıştığım kodlama üzerine uzman Suriyeli arkadaşımdan gönüllü olarak ders vermesini rica ettim. Ama o hiç Türkçe bilmiyordu. Ben onun söylediklerini tercume ediyordum. Onunla birlikte bildiklerimizi arkadaşlarımıza öğretmeye başladık. Teknoloji kulübü Evren odası adı altında çalışmalarımızı yaptık.

Okulunuza 3D yazıcıyı nasıl aldınız?

-Okulumuzun labaratuvarında 3D yazıcımız yoktu. Yani tasarımlarımızı dışardan yaptırmak zorunda kalıyorduk. Buda hem masraflı oluyordu, hemde çalışmalarımızı yavaşlatıyordu. Biz zaten okulumuza 3D yazıcı almanın yollarını arıyorduk. Hem kaliteli hem garantili olsun uzun süre okula hizmet etsin istiyorduk. Başakşehir Belediye Başkanı Sayın Yasin Kurtoğlu bir gün okulumuzu ziyarete gelmişti. Müdürümüz Fatih Bey ile beraber labaratuvara geldiler ve  çalışmalarımız hakkında bilgi aldılar. Bu sırada bizde Sayın Belediye Başkanımıza çalışmalarımızı geliştirmek için 3d yazıcıya ihtiyacımız olduğunu söyledik. Bu sayede okulumuz yazıcıya kavuşmuş oldu.

Pandemi sürecinde neler yaptınız?

-Yazıcı geldikten sonra biz daha yeni yeni kullanmaya başlamıştık. Bir hafta sonra Koronavirüs salgını başladı. Daha sonra okullar tatil edildi. Bu arada hastanelere, kamu kuruluşlarına siperlik maskelerine ihtiyaç olduğunu duyduk. Bu maskeler sadece 3D yazıcılarla yapılabiliyordu. Başakşehir living lab’da bizde yazıcımızla destek olmak için saat 10.00’a kadar çalışıp hastane çalışanlarına siperlik ürettik. Bu çalışmalara katılmaktan son derece mutluydum. Sonuçta 3D yazıcımızda çok önemli bir konuda katkı sunmuş olduk.

Youssf, Otizmli çocuklar için bir arkadaşıyla birlikte tasarladıkları zeka geliştirici oyun onlara sayı saymayı ve mantıksal işlemlerini geliştirmeyi amaçladığını belirtiyor. Youssf, yaptıkları bu tasarımı otizmli bir çocuğa hediye ettiklerini belirtti
Youssf, Otizmli çocuklar için bir arkadaşıyla birlikte tasarladıkları zeka geliştirici oyun onlara sayı saymayı ve mantıksal işlemlerini geliştirmeyi amaçladığını belirtiyor. Youssf, yaptıkları bu tasarımı otizmli bir çocuğa hediye ettiklerini belirtti

Diğer öğrencilere ne tavsiyelerde bulunursun?

-Ben okuldaki arkadaşlarıma hep şunu söylüyordum. Ben size bir kapı açtım öncü oldum. Ama daha fazlasını yapmak için kendimizi geliştirmeniz sizin elinizde. Benim isteğim bütün okullarda bu imkanların oluşması, çünkü öğrencilerin yaratıcılıkları ancak bu sayede gelişebilir diye düşünüyorum. Bence eğitim sistemi insanlara öncelikle yaratıcılığı artırmayı öğretmeli, bütün dünyada eğitim yenileniyor ama güncellenmiyor. Teknolojik gelişmeler güzel, okullar daha modernleşti ama sistem yine aynı öğrenciler sınav için çalışıyorlar. Öğrenciler sınav için değil proje odaklı çalışmalı, çözüm üretmeleri gerekiyor bence. Örneğin, Benim yaptığım okulumuzda bir farklılık yarattı. Hiç ilgisi olmayan öğrencilerin bile ilgisinin yaratıcılığının arttığını gördük. Çünkü sınav kaygısı olmadan sadece öğrenmek ve çözüm üretmek için çalıştılar. Bütün öğrencilerde böyle olmalı öncelikle öğrenmek için çalışmalılar, sınav kaygısı sonra gelmeli.

Gelecekle ilgili hayallerin neler?

-Öncelikle iyi bir üniversitede eğitimime devam etmek istiyorum. Okul bittikten sonrada çalışmalarıma devam etmek istiyorum. Ülkemde şuanda  çok sorunlar var. Ama bir gün bu savaşın biteceğini umut ediyorum. Savaş bittikten sonra, ülkemin bir çok alanda yetişmiş elemanlara ihtiyacı olacak. Ben hem Türkiye için, hem de bir gün geri dönersem ülkem için, yararlı olmak istiyorum. Doğduğumuz coğrafyayı seçmek bizim elimizde değil ama bütün insanlığa yararlı bir insan olmak bizim elimizde. Ben herkesin bir sorunu çözmek için çalıştığı zaman, dünyamız daha güzel ve yaşanabilir bir yer olacağına inanıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir